Erişkinlerde Sık Enfeksiyon Ne Zaman Bağışıklık Eksikliğini Düşündürür?

  • Anasayfa
  • Erişkinlerde Sık Enfeksiyon Ne Zaman Bağışıklık Eksikliğini Düşündürür?
Erişkinlerde Sık Enfeksiyon Ne Zaman Bağışıklık Eksikliğini Düşündürür?

Erişkinlerde Sık Enfeksiyon Ne Zaman Bağışıklık Eksikliğini Düşündürür?

Yılda birkaç kez nezle olmak veya kalabalık ortamlarda üst solunum yolu enfeksiyonu geçirmek, tek başına bağışıklık sisteminin zayıf olduğu anlamına gelmez. Ancak enfeksiyonların olağandan sık, ağır, uzun süreli veya tedaviye dirençli olması bağışıklık sisteminin değerlendirilmesini gerektirebilir.

Bağışıklık eksiklikleri yalnızca çocukluk çağında ortaya çıkmaz. Bazı doğuştan bağışıklık sistemi hastalıkları ilk belirtilerini erişkin yaşta gösterebilir. Ayrıca ilaçlar, kronik hastalıklar, enfeksiyonlar veya protein kaybı gibi nedenlerle sonradan gelişen bağışıklık yetersizlikleri de erişkinlerde görülebilir.

Her sık enfeksiyon bağışıklık eksikliği midir?

Hayır. Enfeksiyon sıklığını artırabilecek çok sayıda durum vardır:

  • Çocuklarla veya kalabalık ortamlarda yakın temas
  • Sigara kullanımı
  • Alerjik rinit
  • Kronik sinüzit
  • Astım ve kronik akciğer hastalıkları
  • Burun ve sinüslerde anatomik sorunlar
  • Yetersiz uyku ve yoğun stres
  • Kontrolsüz diyabet
  • Bazı bağışıklık baskılayıcı ilaçlar

Bu nedenle yalnızca yılda kaç kez hastalandığınıza bakılarak bağışıklık eksikliği tanısı konulamaz.

Enfeksiyonun sayısı kadar; hangi organda geliştiği, ne kadar ağır seyrettiği, hangi mikroorganizmanın neden olduğu, antibiyotiklere nasıl yanıt verdiği ve kalıcı hasar bırakıp bırakmadığı da önemlidir.

Hangi enfeksiyonlar bağışıklık eksikliğini düşündürebilir?

Aşağıdaki durumlar erişkinlerde bağışıklık sisteminin araştırılmasını gerektirebilir:

  • Tekrarlayan bakteriyel sinüzitler
  • Sık bronşit veya zatürre geçirilmesi
  • Aynı yıl içerisinde birden fazla zatürre gelişmesi
  • Enfeksiyonların uzun sürmesi veya sık tekrarlaması
  • Tekrarlayan orta kulak enfeksiyonları
  • Antibiyotik tedavisine rağmen enfeksiyonun düzelmemesi
  • Sık damar yoluyla antibiyotik veya hastane yatışı gerekmesi
  • Tekrarlayan apseler
  • Ağızda veya yemek borusunda inatçı mantar enfeksiyonları
  • Uzun süren veya açıklanamayan ishal
  • Alışılmadık mikroorganizmalarla enfeksiyon gelişmesi
  • Akciğerde bronşektazi saptanması
  • Ailede bağışıklık eksikliği bulunması

Erişkin bağışıklık eksikliklerinde enfeksiyonların yanında otoimmün hastalıklar, lenf bezi büyümesi, dalak büyümesi, açıklanamayan kansızlık veya diğer kan hücresi düşüklükleri de görülebilir.

Güncel bir bilimsel inceleme, erişkinlerdeki bağışıklık eksikliklerinin yalnızca enfeksiyonlarla değil; otoimmünite, lenfoproliferasyon ve bazı kanserlerle de kendini gösterebileceğini vurgulamaktadır. (Regina ve arkadaşları, 2025)

Sık sinüzit bağışıklık eksikliğinden kaynaklanabilir mi?

Tekrarlayan sinüzit, antikor eksikliklerinin sık görülen belirtilerinden biridir. Ancak her sinüzitin nedeni bağışıklık eksikliği değildir.

Alerjik rinit, burun polipleri, septum eğriliği, kronik burun inflamasyonu, diş enfeksiyonları ve sigara kullanımı da tekrarlayan sinüzite yol açabilir.

Özellikle aşağıdaki durumlarda bağışıklık sistemi değerlendirmesi düşünülebilir:

  • Uygun tedaviye rağmen sık tekrarlayan bakteriyel sinüzit
  • Bir yılda birkaç kez antibiyotik gereksinimi
  • Sinüzite bronşit veya zatürrelerin eşlik etmesi
  • Kültürlerde olağan dışı mikroorganizmalar saptanması
  • Akciğer tomografisinde bronşektazi görülmesi

Erişkinlerde bağışıklık eksikliği neden gelişir?

Bağışıklık eksiklikleri iki ana grupta değerlendirilir.

Doğuştan gelen bağışıklık sistemi hastalıkları

Günümüzde “primer immün yetmezlik” yerine sıklıkla doğuştan bağışıklık sistemi bozuklukları ifadesi kullanılmaktadır.

Bu hastalıklar genetik kökenli olabilir; ancak hepsi çocukluk döneminde belirti vermez. Örneğin yaygın değişken immün yetmezlik ve bazı antikor eksiklikleri erişkin yaşta tanı alabilir.

Sonradan gelişen bağışıklık eksiklikleri

Erişkinlerde sonradan gelişen nedenler daha sık görülür. Bunlar arasında şunlar bulunur:

  • Kortizon ve diğer bağışıklık baskılayıcı tedaviler
  • Bazı biyolojik ilaçlar
  • Kanser tedavileri
  • Lenfoma, lösemi ve multipl miyelom gibi hematolojik hastalıklar
  • HIV enfeksiyonu
  • Kontrolsüz diyabet
  • Böbreklerden veya bağırsaklardan protein kaybı
  • Yetersiz beslenme
  • Dalağın alınmış olması
  • İleri yaş
  • Bazı kronik böbrek ve karaciğer hastalıkları

Bu nedenle düşük immünoglobulin saptandığında yalnızca doğuştan gelen hastalıklar değil, sonradan gelişen nedenler de araştırılmalıdır.

Bağışıklık sistemi hangi testlerle değerlendirilir?

Her hastada aynı testlerin yapılması gerekmez. İlk değerlendirmede sıklıkla aşağıdaki tetkikler kullanılabilir:

  • Tam kan sayımı ve lökosit dağılımı
  • IgG, IgA ve IgM düzeyleri
  • Karaciğer ve böbrek fonksiyonları
  • Total protein ve albümin
  • Gerekli durumlarda HIV testi
  • Geçirilmiş enfeksiyonlara ve aşılara karşı oluşan antikor yanıtları

İmmünoglobulin testi, kandaki IgG, IgA ve IgM gibi temel antikor gruplarını ölçer. Ancak tek bir düşük sonuçla bağışıklık eksikliği tanısı konulamaz. Sonuçların klinik öyküyle birlikte değerlendirilmesi ve gerektiğinde enfeksiyon dışı bir dönemde tekrarlanması gerekir. (MedlinePlus – İmmünoglobulin testi)

İleri incelemelerde hangi testler yapılabilir?

Gerekli görülen hastalarda aşağıdaki incelemeler planlanabilir:

  • IgG alt grupları
  • Pnömokok ve tetanos gibi aşılara karşı antikor yanıtları
  • Lenfosit alt grupları
  • B ve T hücrelerinin ayrıntılı değerlendirilmesi
  • Kompleman testleri
  • Nötrofil fonksiyon testleri
  • Akciğer tomografisi
  • Genetik incelemeler

IgG alt grup düşüklüğü tek başına tanı koydurur mu?

Hayır. Özellikle IgG alt grup düzeyleri zaman içerisinde değişebilir. Enfeksiyon sırasında alınan sonuçlar yanıltıcı olabilir.

IgG alt grup eksikliği değerlendirilirken aşağıdaki bilgiler birlikte incelenmelidir:

  • Hastanın enfeksiyon öyküsü
  • Total IgG, IgA ve IgM değerleri
  • Sonucun tekrarlayan ölçümlerde düşük olup olmadığı
  • Aşılara karşı yeterli antikor oluşturulup oluşturulamadığı

Yalnızca bir IgG alt grubunun düşük olması, otomatik olarak immünglobulin tedavisi başlanması gerektiği anlamına gelmez.

Aşı yanıtı neden ölçülür?

Bir kişinin immünoglobulin düzeyi normal olduğu hâlde belirli mikroorganizmalara karşı yeterli koruyucu antikor oluşturamaması mümkündür.

Özellikle pnömokok aşısı öncesinde ve sonrasında belirli pnömokok tiplerine karşı oluşan antikorların ölçülmesi, bağışıklık sisteminin aşıya işlevsel yanıt verip vermediğinin değerlendirilmesine yardımcı olabilir.

Testin türü, kullanılacak aşı ve kan alma zamanları immünoloji uzmanı tarafından planlanmalıdır.

Tedavi nasıl yapılır?

Tedavi, bağışıklık sistemindeki bozukluğun türüne göre değişir. Uygulanabilecek yaklaşımlar şunlardır:

  • Eksik aşıların tamamlanması
  • Enfeksiyonların erken ve uygun antibiyotikle tedavisi
  • Sinüs ve akciğer hastalıklarının kontrol altına alınması
  • Sigaranın bırakılması
  • Bazı seçilmiş hastalarda koruyucu antibiyotik kullanılması
  • Kanıtlanmış antikor eksikliğinde immünglobulin replasman tedavisi
  • Altta yatan ilaç veya hastalığın düzenlenmesi

İmmünglobulin tedavisi, yalnızca sık enfeksiyon geçirildiği veya IgG alt gruplarından biri hafif düşük bulunduğu için başlanmaz. Klinik olarak önemli enfeksiyonlar, antikor düzeyleri ve aşı yanıtları birlikte değerlendirilir.

Ne zaman doktora başvurulmalıdır?

Aşağıdaki durumlardan biri varsa alerji ve klinik immünoloji değerlendirmesi yararlı olabilir:

  • Tekrarlayan sinüzit, bronşit veya zatürre
  • Yılda birçok kez antibiyotik kullanma gereksinimi
  • Hastane yatışı veya damar yoluyla antibiyotik gerektiren enfeksiyon
  • Bronşektazi
  • Enfeksiyonlarla birlikte otoimmün hastalık
  • Düşük IgG, IgA veya IgM sonucu
  • Ailede bağışıklık eksikliği
  • Olağan dışı veya fırsatçı enfeksiyonlar
  • Açıklanamayan lenf bezi ya da dalak büyümesi

Sonuç

Erişkinlerde sık enfeksiyon geçirmek her zaman bağışıklık eksikliği anlamına gelmez. Ancak enfeksiyonların ağır, uzun süreli, tedaviye dirençli veya olağan dışı olması; zatürrelerin tekrarlaması ya da bronşektazi gelişmesi bağışıklık sisteminin araştırılmasını gerektirebilir.

Tanı yalnızca bir kan sonucuna göre konulmaz. Enfeksiyon öyküsü, immünoglobulin düzeyleri, aşı yanıtları ve gerektiğinde ileri bağışıklık testleri birlikte değerlendirilmelidir.


Uzm. Dr. Buket Başa Akdoğan
İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı
Göğüs Hastalıkları Uzmanı

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kişisel tanı veya tedavi önerisi yerine geçmez.